AIDS, HIV pozitif Olmamak İçin Hangi Önlemler Alınmalı?

AIDS Nedir?
 
AİDS, Acquired Immuno Deficiency Syndrome kelimelerinin kısaltması olarak ortaya çıkmış ve ‘’Edinilmiş Yetersiz Bağışıklık Sistemi Sendromu’’ olarak Türkçeye çevrilmiştir.

AİDS ilk olarak 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde keşfedilmiştir. Keşfinden hemen sonra hızla yayılarak; erkek, çocuk, siyah, beyaz, Latin, Asyalı, zengin, fakir demeden birçok insanın ölümüne neden olmuştur. Günümüze kadar AİDS’ten 225.000 kişinin öldüğü kaydedilmiştir.

AIDS Nasıl Bir Hastalıktır?

AIDS için halen kesin olarak bilinen bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır.

AİDS’ten korunmak bu tehlikeli ve ölümcül virüsün yayılmasını önlemek için uygulanabilecek tek yoldur.

HIV, Human Immune Deficiency Virüs, vücut bağışıklık sistemi virüsü, AIDS tamamen vücut bağışıklık sistemi ile ilgili olduğundan, hastalığa bu isim verilmiştir.

Virüs, insan vücudunun hastalıklara karşı direncini sağlayan bağışıklık sistemini etkisiz hale getirmektedir.

Vücut bağışıklık sisteminin etkisiz hale gelmesi, virüsten etkilenmeden önce kolayca baş edebildiği diğer hastalık mikroplarıyla artık çarpışamayacak duruma gelmesi demektir. Bu da basit bir enfeksiyonun bile ölümcül hale gelmesine sebep olabilir. AIDS hastalarının yarısından çoğu bağışıklık sistemlerinin etkisiz hale gelmesi yüzünden basit enfeksiyonlara yenilerek hayata veda etmişlerdir.

AIDS Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

– Fiziksel ve zihinsel aktiviteleri etkileyen, sebebi açıklanamayan aşırı yorgunluk.

– Zayıflama yada diyet gibi herhangi bir aktivite söz konusu olmadan aşırı kilo kaybı.

– Ani ateş yükselmesi ve aşırı terleme.

– Salgı bezlerinin kabarması( Özellikle boğaz ve boyunda bulunan lenf bezlerinin kabararak en geniş haline gelmesi)

– Sürekli devam eden ishal.

– Dilin üzerinde pütürlü yüzeyler oluşması.

– Deri üzerinde leke ve şişliklerin (çürük görünümünde) oluşması.

– Uzun süreli boğaz ağrısı ve enfeksiyon.

AIDS Nasıl Bulaşır?

1-Cinsel İlişki: Kanında HIV taşıyan kişiyle ilişkide (vajinal, anal veya oral) bulunmakla HIV bulaşabilir.

2-Kan Yoluyla: HIV/ AİDS’li kişinin kan, kan ürünleri, doku veya organlarının nakliyle bulaşabilir.

3-Gebelik ve AIDS: Gebelik süresince veya doğum esnasında bebeğe HIV geçebilmektedir.

AIDS Nasıl Bulaşmaz?

– El sıkışma

– Sosyal Öpüşme (Yanaktan yanağa)

– Tokalaşma, Kucaklaşma

– Başkasının Giysisini giyme

– Tükürük, Göz yaşı, Ter.

HIV bulaşması söz konusu değildir.

Yiyeceklerle, aynı tabak, çatal, kaşık, bardak, aynı tuvalet ve banyoyu kullanma, telefon ve benzerlerini kullanmakla HIV / AIDS bulaşmamaktadır. Toplu taşıma araçlarında olduğu gibi ortak ve kalabalık mekânlarda bulunmakla da HIV / AIDS bulaşmaz.

Sivrisinek ve her türlü böceğin sokmasıyla da HIV in bulaşmadığı kanıtlanmıştır.

Yapılan araştırmalarla, hekim ve hemşirelerin olduğu kadar HIV / AIDS li hasta ve hasta yakınlarının da bu konudaki bilgilerinin genelde yetersiz oldukları saptanmıştır.

Sağlıkla ilgili her konuda yeterli düzeyde bilgi sahibi olması gereken hemşire ve yardımcı sağlık personeli yanında, hastalığın yayılmasında önemli rolleri olan taşıyıcıların da yayılma ve korunma yolları konusunda bilgi sahibi olması insani bir görev kabul edilmelidir.

AIDS ‘den Korunma Yolları


– Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanılması.

– Tek eşlilik ve partneri tanımak.

– Kontrol edilmiş kan ürünleri kullanılması.

– HIV pozitif virüsü taşıyan, taşıdığından şüphelenilen kişiyle cinsel temas ve kan yoluyla temastan kaçınılması gereklidir.

– HIV pozitif kadına gebe kalmaması tavsiye edilmelidir. Eğer gebe kalmışsa riskleri anlatılmalı, bebeği doğurmakta ısrarlı ise ilaç tedavisine başlanarak risk en aza indirilmeye çalışmalıdır.

– HIV taşıyıp taşımadığından emin olmadığınız kişilerle gireceğimiz her türlü cinsel ilişkide mutlaka koruyucu yöntem olarak kondom kullanılması gerekmektedir.

– Kan ürünlerinin mutlaka gerekli testlerden geçirilmiş olduğundan emin olmak gerekir.

– Berberde tıraş olurken kendimiz için yeni bir jilet kullanıldığından emin olunmalı.

– Kuaförlerdeki Manikür ve pedikür aletlerinin dezenfekte edilmiş olmasına  dikkat edilmeli

AIDS Testi (Anti-HİV Testi)


HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur. Kandaki bu antikorların ELISA yöntemiyle saptanmasına Anti-HIV testi denir.

Anti-HIV antikorların ELISA yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süreye (pencere dönemi) ihtiyaç vardır. Bu nedenle test, bulaşma olduktan 3 ay sonra yapılmalıdır.

Anti-HIV testinin pozitif olması kanda HIV virüsünün olduğunu gösterir. Ancak anti-HIV testinin yalancı pozitif çıkma ihtimali de vardır. Bu nedenle, kişinin HIV pozitif (Seropozitif) olduğunu söyleyebilmesi için, Westernblood testi denen doğrulama testinin de yapılıp sonucunun pozitif olması gerekmektedir.

Anti-HIV testi, üniversite hastanelerinin mikrobiyoloji laboratuarlarında, sigorta ve devlet hastanelerinin laboratuarlarında ve özel laboratuarlarda yaptırabilir.

2 YORUMLAR

CEVAP VER