100 yıllık yaşam partiyle kutlandı

0
47

Peride Ruşen

İstanbul’un Ermeni, Rum ve Yahudi nüfusunun yoğun yaşamış olduğu Feriköy semtindeki Emekliler Evi’nde Şişlili Sefarad Yakup Hazan’ın doğumunun 100’üncü, Şişli’ye taşınmasının 50’nci yılı kutlandı.

Günler evvelinde başladı hazırlıklar. Emekliler Evi sıkı bir tadilattan geçirildi, mobilyalar yenilendi ve sıkıntılı geçen 100 senelik bir hayata hürmet duruşuna hazır hale getirildi. Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Hazan için Feriköy’ün artık emekli olan bir çok 70’ini geçkin sakinleri ile beraber sürpriz bir doğum günü partisi hazırlamıştı.

Parti saati ulaştığında davetliler Emekliler Evi’nden sokağa taşmıştı artık. İnönü’nün gelmesiyle kutlamalar başladı.
Yakup Hazan, Sefarad bir ailenin evladı olarak, 100 sene ilkin, Çanakkale’nin Ezine ilçesinde hayata merhaba dedi; o zamandan bu yana da hem Türkiye’nin, bununla beraber Türkiye’de azınlık olmanın evveliyatına tanıklık ediyor. Ağzında gümüş kaşıkla doğduğu pek söylenemez; mücadeleyle dolu, mutluluklarla beraber acılar ve travmalardan da geçen bir seyahat onun yaşamı.

Hazan 5 yaşlarında İstanbul’la tanıştı
Birinci Dünya Savaşı’nın bitişiyle Reha Savaşı’nın başladığı yıllarda, milyonlarca insan benzer biçimde ailesinin de yaşamış olduğu acı ve yokluğun içerisine dünyaya geldi ilkin. Beş yaşlarındayken annesinin kucağında İstanbul’la tanıştı. Balat’ta süregelen İstanbulluluğu, ona ilkokuldan sonrasında okuma şansı tanımadı. Çocuk yaşta, bir matbaada iş yaşamına atıldı.
Sıkı çalıştı açık ki, büyüdüğünde kendine Balat’ta bir ev almıştı. “Artık evlenme çağındasın” diyerek onu Galata’da yaşayan Estella’yla tanıştırdılar. Bir müddet sonra, sakin, içerisine kapalı, evcimen Yakup bey ile onun tam tersi, dışa dönük ve hareketli Estella kadın evlendiler. Yaşantıları ve yaşam görüşleri oldukca değişik olsa da sevdiler birbirlerini, iki kızları oldu ve Tünel’e taşındılar. Eski insanların, “erkekler tayfa elbisesiz, bayanlar şapkasız çıkmazdı” söylediği, her insanın birbirine saygıyla yaklaştığı Beyoğlu’nu doya doya yaşadılar. Fakat aynı Beyoğlu, 6-7 Eylül vakaları esnasında, bilhassa Rum komşularının evlerinin, dükkanlarının saldırıya uğramasına, yağmalanmasına da şahit etti onları, evlerinin içerisinde bile saklanacak kadar korkmayı yaşattı.

‘Hep çekinmesi ihtiyaç duyulan acılar görmüş oldu’
Yüzyıllar ilkin İspanya’nın kovup Osmanlı’nın haiz çıkmış olduğu bir neslin torunu olarak Yakup Hazan’ın çekingen kişiliği, bütün bu yaşadıklarıyla kim bilir birazcık daha içerisine kapanmış oldu. Bu nedenle bu mevzuları her konuşmak istemediğinde kızı Esma Hazan tamamlamış oldu tamamlanmamış bıraktıklarını: “Babam çekingendir hala, bu sebeple yaşamı süresince hep çekinmesi ihtiyaç duyulan acılar görmüş, ataları da aynı acıları yaşamış olduğu için mecburen birazcık içe kapanıktır. Kim olsa aynı olurdu.”

50 sene ilkin Reha’a taşındıklarında da bir acı yaşadı Yakup Hazan. Oldukça sevilmiş olduğu eşini, hemen hemen 45 yaşlarındayken kanserden yitirdi. Açıkçası oldukca adayı olması durumunda tekrar evlenmedi. Emekli oldu, bütün akrabalarının aksine İsrail’e veya başka bir ülkeye göç etmedi ve son 50 yılını Reha-Feriköy’de, giderek azalsa da değişik orijin ve dinlere mensup komşularıyla, sevgi hürmet dolu ilişkilerle geçirdi.

Ve 100 senelik hayatından geriye kalanlar, o gün Feriköy Emekliler Evi’ndeydi. Meydana getirilen kutlamada konuşan kızı Esma Hazan “Bu bizim için adeta bir rüya. Babamı uzun süreden beri bu şekilde sevinçli görmedim” diye özetledi.

Bir asırlık yaşı ve yarım asırlık Şişliliği bir partiyle taçlanmış olmasının haklı luğu vardı yüzünde.

Kaynak : http://www.birgun.net/haber-detay/100-yillik-yasam-partiyle-kutlandi-226604.html

Yorumunuz...