14.11.2017

0
219

Havalar ne hikmetse hala soğumadı bizim buralarda. 20 derece civarında güneşli bir gün salı günü bu gün. Sabahları çok az bulantım olmaya başladı. İş yeri için giydiğim formam biraz bel kısmından sıkmaya başladı. Sabahları saatin alarmından önce kalkmaya başladım. Normalde kahvaltı diye bir öğünüm yoktu ama mutlaka her gün 1 yumurta yemelisin diyen bir doktorum var. Tamam her gün yumurta işini çözeriz ama her gün ya beyaz et ya kırmızı et 1 porsiyon yememi de söylüyor doktorum. Tamam bir şekilde başka ihtiyaçlarımızdan ödün vererek bebeğimizin sağlığı için bir şekilde bu gıdalar temin edilir. Peki her anne adayının bu imkanları var mıdır ? Evlerine her gün ya beyaz et , kırmızı et yada hayvansal gıdalar girebiliyor mudur ? Halime şükrediyorum. Fakat bir yandan imkanları kısıtlı olan anne adayları geliyor aklıma. Evlerimde bırakın dengeli beslenmeyi , içebilecekleri temiz 1 bardak suya ihtiyacı olan insanlar var. Çevremizdeki ülkelere bakınca oralarda savaşlar var. Orada da bir anne adayı var , orada da bir bebek var. Ne kadar şanlıyız aslında. Keşke onlar da bizler kadar şanslı olabilseler. Keşke bizler de onlar için bir şeyler yapabilsek. Belki ilerleyen günlerde birimizin aklına bir fikir gelir ve bu fikri hayata geçirebiliriz. Benim her türlü fikre kapım açık. Ama bu fikirler ortaya çıkmadan önce yapabileceğimiz en iyi şey israf etmeden yaşamak.

Bu günlerde annelik duygusundan herhalde her şeye takar oldum , özellikle eşime. İnanın elimde değil , ara ara sinirleniyorum , ara ara da hüzünleniyorum. Bu günün konusu sigara. Yani ben bebek için öğrenir öğrenmez bıraktım. Ama eşim hala içiyor. Tamam bırakacağım baskı yapma dese de hala bırakamadı. Eve geldiğinde üstü sigara kokuyordu. Kokusunu almamam mümkün mü ? Zaten duyularım insan üstü çalışıyor. Ve benim de canım istiyor. Nasıl olurda bu kadar bencil olabiliyor anlamıyorum. Umarım en kısa sürede o da bırakacak. Güveniyorum ve de umuyorum.

Akşam yemeği için balık tercihimiz fakat ben evde yapma taraftarı değilim.  Yani sizde hak verirsiniz ki evde balık pişirildiğinde bırakın eve mahalle kokuyor sanki. Yani utanıyorum aslında evde yemek yapıldığında sokakta kokusunun duyulmasını. İnsanların canı çeker diye de düşünüyorum. O sebeple normalde çatıda küçük tüp üstünde yapıyorum. Ama öyle yorgunum ki o işe de kalkışacak değilim. O yüzden şimdilik bir çözüm bulana kadar balık işine bir ara vermeyi düşünüyorum ama en kısa sürede çözmem gereken bir iş. Yani yine çatı en mantıklı yol. Ha bu arada doktorum palamut yememem konusunda beni uyardı. Palamut düşük riskini arttıran bir balık türü buradan anne adaylarına duyurulur. Bizde akşam yemeği için en kolay ve basit yol olarak annemlere gitmeye karar verdik. 30 dakikalık bir yol 15 dakika da bir otobüs kalkıyor. Hem bizim için de bir değişiklik olur. Eşim ablamın çocukları da özledi. İşin ilginç yanı da onların da akşam yemeğinde menüde balık varmış. Çok şanslıyım sanki. Babam emekli adam balık en büyük hobisi. Arada yakındaki bir barajda balık yakalar. Bu gün de bize nasipmiş. 😀

Gecemiz gürültü patırtı bitti . Yine yeğenlerim kocamın tepesinde. Evin içinde bir ileri bir geri koşturdular durdular. Benim küçük bir çocuğum var zaten. Babam hem torunlarına hem de  kocama ara ara yapmayın etmeyin diye seslense de bizimkiler yine bildiklerini okudular. Bebeyim sağlıkla , mutlulukla gel. Babana oyun arkadaşı lazım 😀

Yazının Devamı İçin Tıkla

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz