Covid-19 Günlerinde Ergen Bireyleri Anlamak ve Sağlıklı İletişim Kurmak

7

Covid-19 günlerindeyken ergen bireylerin bilişsel ve gelişimsel süreçlerinde neler olduğunu bilmek, ebeveynlere çocuklarının davranışlarına anlam vermek ve kendilerinin onlara olan yaklaşımlarını yönetmek konusunda yardımcı olabilecek bir yol olabilir. Onların gelişimsel dönemleriyle bağlantılı olarak özellikle bugünler özelinde neler hissettiğini ve davranışlarının sebeplerini anlayabilmek hem ergen için hem ebeveyn için bugünlerin daha az kaygı verecek düzeyde geçmesini sağlayacaktır. Ergenlik çağında beynin değişen ve gelişmekte olan yapısıyla ilgili olarak ergenlerin yaşanan süreçte çocuklara ve yetişkinlere kıyasla daha farklı tutumlar içinde olması kuvvetle muhtemel bir durumdur. Ergenlik çağında birey, olumsuz bir davranışın negatif sonucunu bilse de muhtemel bir pozitif sonuç olan yaşamak istediği bir tecrübenin heyecanına yönelmesi olasıdır. Bunun sebebinin ergenlik döneminde beynin yapısında meydana gelen değişikliklerden olduğunu bilmek gerekir. Ergenlik çağında dopamin hormonu artar ve bu ödül dürtüsünü yükseltir. Ergenlerin bu dönemde kendilerine hiçbir şey olmayacağı inancıyla duyarsız bir tutum içerisinde istediklerini yapmak için ebeveynlerine ve kurallara karşı gelme gibi davranışlarda bulunmaları beyinlerindeki artmış ödül dürtüsünün bir sonucudur. Bu artmış dopamin salgısı riskleri ve negatif sonuçları es geçip sadece tecrübeler ve onların sağlayacağı haz ve ödül üzerinde yoğunlaşmalarına sebep olur. Düşünmeden hareket etme istekleri sıkça görülür. Ebeveynler bu davranışlarını kendilerine doğrultulmuş bir silah ve isyan olarak algılarlarsa ergenlere yaşadığımız bugünleri yönetebilme konusunda yardımcı olamazlar. Anlaşılmadığını hisseden bir ergenden de uzlaşmacı tavırlar sergilenmesi çok mümkün olmayacaktır.

  • Bu bilgiler ışığında, ergenlik çağındaki çocukları olan ebeveynlerin öğrenmesi gereken şey davranışlarının gelişimsel bir dönemin sonucunda meydana geliyor olması. Ergenlik çağındaki çocuklarımıza böyle bilgilerle baktığımız zaman pandemi günlerinde durumu yönetmeleri konusunda onlara yardımcı olmak için;

  • Suçlamak yerine düşüncelerini ve duygularını ifade etmelerine olanak sağlamak ve onları dinlemek

  • Tepkisel bir şekilde karşısında durmak yerine duygusunu yaşamasına izin vermek ve tüm ilgi ve alakanızla yanında durmak

  • İfade ettiği duyguları yaşıyor olduğunu kabul etmek ve onları yok saymamak

ergenin anlaşıldığını hissetmesine ve duraksamasına sebep olacaktır. Ergenin duraksaması yaşamak istediği tecrübeyle alakalı başka alternatifleri de düşünmesini sağlayacaktır. Düşüncelerini ve duygularını ifade eden ergene suçlayıcı bir dil kullanmadan ve herhangi bir yargıda ya da eleştiride bulunmadan dinleyebilmek bu noktada çok önemlidir.

Suçlayıcı dile örnek verecek olursak;

“Senin dışarı çıkmakta ısrarcı oluşun bana kötü hissettirdi”
“Senin evde olduğun zamanı sadece bilgisayarda oyun oynayarak geçiriyor olman bana beni hiç umursamadığını düşündürttü.”
“Sen böyle bir dönemde hepimizi tehlikeye atacak şeyler düşünüyorsun ve bu bizim endişeli hissetmemize sebep oluyor”

Bu tarz bir konuşma şekli, karşılıklı diyaloglarda kişinin kendini rahatça ifade etmemesine ve tam anlamıyla anlaşılmadığını düşünmesine sebep olur. Böyle bir dil ergenin içe çekilmesine veya daha çok karşı gelmesine sebep olabilir. Bu dil yerine ben dili kullanmak önemlidir;

    “Ben dışarı çıkma konusunda ısrarcı olman konusunda kötü hissettim”

    “Sadece bilgisayar oyunu oynayarak zaman geçirdiğinde ben umursanmadığımı
                düşünüyorum.”

    “Bu söylediğin fikir hakkında ben biraz endişelendim.”

Böyle bir diyalogda ergen kendisini suçlu görmez ve duygu düşünce paylaşımını arttırabilir.
Suçlayıcı bir dil kullanıldığı zaman ergenin yanında değil tam karşısında bulunmuş olunur. Fakat ben dili kullanıldığı zaman ergenin yanında olduğumuzu ona hissettirmekle beraber kendini ifade etme olanağını sağlamış oluruz. Aynı zamanda yaşanan bir probleme çözüm için birlikte bir adım atmış oluruz.

  • Ergenlerin bu dönemde daha çok anlaşılmıyorum düşüncesini yaşamaları artmış olabilir. Ergenler genelde arkadaşları ve onun gibi olanlar tarafından anlaşıldıklarını hissederler fakat bu süreçte arkadaşlarından da oldukça uzaklar. Söylemlerimiz bu noktada oldukça önemli.
    “sıkılıyorum” diyen bir ergene çok kullandığımız “sıkı can iyidir çıkmaz” ya da “sıkılacak ne var” gibi söylemlerle karşılık verdiğimiz zaman otomatik olarak onun düşüncesini, duygusunu ya da yaşadığı durumu yok saymış oluruz. Bu ergene umursanmadığı veya görülmediği duygusunu uyandırmakla beraber uyum sağlama sürecini zorlaştırıp inatlaşmasına sebep olabilir. Bu düşünceleri azaltmak için ergenin yaşadığı duyguları fark edip kabul etmek önemli bir nokta.