SAĞLIK

Ertelenen Her Oyun Keşkelere Dönüşüyor

‘’Şu işlerim bir bitsin, şu sıkıntıları bir atlatayım; çocuklarımla ilgileneceğim.” ‘’Oyun oynarken çocuklarım kadar keyif almıyorum, çok …

‘’Şu işlerim bir bitsin, şu sıkıntıları bir atlatayım; çocuklarımla ilgileneceğim.” ‘’Oyun oynarken çocuklarım kadar keyif almıyorum, çok sıkılıyorum.’’ Çocukların enerjilerine ve isteklerine karşılık veremiyorum, oyun esnasında tahammül edemediğim çok şey oluyor.’’ diyen anne ve babalar, ertelenen hayatlar… Ve tüm bunların ardından “keşke”lere dönüşen yaşamlar…

Oyun; çocukların hayal güçlerini geliştirmelerine yardımcı olan, sosyal ve kişilik gelişimlerine katkı sağlayan en önemli araçtır.

Danışanlarımızla yaptığımız görüşmelerde “Çocukluğunuzla alakalı neler hatırlıyorsunuz?” sorusuna birçok cevap alıyoruz. Bu cevaplardan en değerlisi yetişkin bireylerin çocukluk dönemlerinde oynadıkları oyunlar olmaktadır. İşte çocuklarınızın da hatırlayacağı en önemli şey, sizinle geçirdikleri zamanlar ve güzel anılarınız olacaktır.

Günümüzde hangi yaşta olursa olsun çocukları ile eğlenmeyi bilen, oyun oynarken keyif alan ebeveynler görüyoruz. Çocuklarıyla oynarken kendileri de ne kadar çocuklaştıklarının farkına varıyorlar. Eğer ebeveynler olarak çocukluk dönemlerimizde koşulsuz sevgi ve değer algısı ile büyütülmüş isek; çocuklarımızla vakit geçirmek, onların isteklerine kulak vermek de zor bir durum olmaktan çıkıyor. Eğer anne ya da babada değersizlik duygusu varsa ya da koşullu bir sevgi ile büyütülmüşse, çocukları ile vakit geçirmek işkenceye dönüşebiliyor.

Ebeveynler olarak değer algımız düşük ise çocuklarımızın oyununa dahil olmak ve onların duygularına eşlik etmek; yani oyunda kalmak güç bir hal alacaktır. Çocuğun yanında durur ama asla oyununa eşlik edemeyiz. Çocukların başka odalarda oyunlarını oynamalarını ister, bize soru sorduklarında tersleriz. Ya da bazı evlerde gördüğümüz tablodaki gibi, sadece başarı odaklı oyunlarda ya da etkinliklerde çocuklarımızın yanında oluruz ya da oynarız. Birçok toplumda da ne yazık ki bu kültür var. Çocuklarımızın oyunlarını beğenmeyip, onları sürekli başarı odaklı oyunlara veya etkinliklere çekmeye çalışırız.

Hayal Gücü Oyunları ile çocuklarınızı destekleyin!

Çocuklarınızla birlikte hep kurallı ve düzenli oyunlar oynamak çocuklarınızı sıkacaktır. Çocuklar hayal güçleri ile bazen bir vahşi bir hayvana; bazen de doktor, öğretmen, sihirbaz gibi çeşitli mesleklere bürünmek isterler. Bu tip oyunlarda çocuklarınızı desteklemekten korkmayın. Bazen çocuklar oyun esnasında aniden hırpalanmak isteyebilirler. Babalarının, annelerinin kucaklarına atlayıp vahşi davranışlar sergilemek isteyebilirler. Bu tip davranışlarda çocuklarınıza kulak verin. Oyuna ara verip ‘‘Senin canın başka şeyler yapmak istiyor sanırım’’ diyerek çocuklarınızla bol temasta bulunabileceğiniz ve enerjilerini atmalarını sağlayabileceğiniz farklı bir oyuna geçin.

Kutu oyunları oynayabilirsiniz!

Çocuklarınızla birlikte enerjinizi atacak fiziksel oyunlar kadar daha kurallı, daha yapılandırılmış ve bir o kadar da eğlenceli olan ‘’kutu oyunları’’ oynayabilirsiniz. Faydaları o kadar çok ki… Dikkati, organize olmayı, kurallara uymayı, sırasını beklemeyi, dürtüsünü kontrol edebilmeyi, keşfetmeyi, dokunmayı- hissetmeyi, kazanmayı, deneyimlemeyi, kaybetmeyi göze almayı, çocuk kalabilmeyi ve hata yapabilmeyi deneyimler bu oyunlar sayesinde. Her şeyden önce de anne babasıyla eğlenmeyi deneyimler tabii ki.

Bilgisayar, telefon gibi oyun araçlarından uzak durun!

Ailelerin son yıllarda çocukları ile vakit geçirmek adına özellikle 12 yaş ve üzeri olan çocuklarla bilgisayar ve tablet oyunlarına dahil olduklarını görebiliyoruz. Çocuklarınız istiyor olabilir ama kesinlikle dijital oyunlardan uzak durun. Birlikte vakit geçirebileceğiniz daha kaliteli ve daha etkileşimli oyunlar oynayabilirsiniz.

Okul öncesi çocuklarla duygu ağırlıklı oyunlar oynayın!

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocuklarınızın duygularını ifade etme becerileri ve duygu regülasyonu, okul öncesi yaş dönemlerine dayanmaktadır. Stres yönetimi, öfke kontrolü veya üzüntü duygusu ile baş etme gibi duygular hep bu dönemdedir. Çocuklarınızla duygu kartları yapıp duyguları canlandırma oyunları oynayabilir ya da olaylar ve durumlar verip hangi durumda hangi duyguyu yansıttığımızı eğlenceli bir şekilde çocuğunuzla oynayabilirsiniz.

Anne babalara öneriler

Çocuklarınızla oyun oynama noktasında gönülsüz iseniz ya da bu durum sizin için zorlayıcı ise, kendi sürecinizi muhakkak çalışmalısınız. Bu durumun şu anki mevcut durumdan kaynaklanmadığını, aslında çocukluk dönemlerinizde yaşadığınız değer algınızla alakalı olduğunu bilmelisiniz. İlk adımı, kendi süreçlerinizi çalışma ile başlayabilirsiniz.

Eğer çocuklarınızla oyun saatleri düzenleyip belirli bir düzen ve sistem haline dönüştürürseniz, sizler de rahat edersiniz ve zamansız talepleri engellemiş olursunuz.

Çocuklarınızla oyun esnasında çocuklaşamadığınızı fark ettiğinizde hemen iç sesiniz devreye girsin.’’Şimdi benim de haz almam ve dürtüsel (çocuksu) yanımı ortaya koyma vaktim geldi’’ diyerek haz alan yanınızı devreye sokabilirsiniz.

Eğer hiçbir şekilde oyun oynamaya hazır değilseniz, çocuğunuza bunu açıkça söyleyebilirsiniz. ‘‘Şu anda seninle oyun oynayamıyorum; çünkü…. Eğer senin için de uygunsa şu vakitte seninle oynayabilirim’’ şeklinde açıklamanızı yapabilirsiniz. Çocuk kendini ihmal edilmiş hissetmez ve aynı zamanda da doğru zamanı beklemiş olur. Böylelikle hem kendinizi daha iyi hissedeceğiniz bir zamana hazırlamış hem de çocuğunuza zarar vermemiş olursunuz.

Çocuğunuza zaman ayırmak ve oyun oynamak için hem duygusal hem de zamansal hazır bulunuşluğunuz önemlidir. Çocuğunuzla oyun oynarken bir yerlere yetişmek zorundaysanız ya da aklınızda daha başka bir düşünce varsa önce bunları halletmelisiniz ya da onları dışarıda bırakabilmelisiniz. Tam anlamıyla orada, çocuğunuzun yanında; anda kalabilmek çok önemlidir.

 

Yorum Yap

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çok Okunanlar

To Top