Karantinadan çıkarken sosyal anksiyeteyi önlemek için 3 basit ipucu

Sosyal takviminiz son birkaç aydır boş kaldığından, takvimi doldurmak ve dışarı çıkmaya alışmak endişeye neden olabilir.

Karantinadan sosyal hayata geçiş, bir kişinin zihinsel sağlığına gerçekten zarar verebilir ve normalde dışa dönük birçok insanın içe kapanmış gibi hissetmesine neden olabilir. Sosyal izolasyon, duygusal boşalma ve sosyal anksiyeteyi içinde besleyebilir. Farklı şeyler denemek ve endişelenmenize neyin sebep görmek için bir şansınız var, ancak şimdi kendi başımızayız.

Daha fazla sosyalleşmeye başladığınızda, aşağıdaki basit ipuçları anksiyetenizi hafifletmeye yardımcı olabilir.

1. Rahatlayın

Sosyal anksiyete ile yaşayanlar için en önemli adım yavaş yavaş sosyal yaşama girmektir.

Bu, daha önce rahatsız olan durumları rahatlatmaya yardımcı olacak. Karantina sona erdiğinde, otomatik kaçınma da sona erecek ve sosyal korkuların geri dönmesine yol açacaktır.

En yakın iç çevrenizle bağlantı kurarak başlayın. Kendinize bir sınır çizin ve o sınır sizin rahatlık alanınız olsun. O sınırdan içeriye en çok sevdiğiniz, dürüst olabileceğiniz ve güvendiğiniz insanları alın.

Hazır olduğunuzda, birlikte olmaktan hoşlandığınız insanlara ulaşın, ancak unutmayın; etrafta gergin hissedebilir ve ısınmanız gerekebilir. Sonunda, sizi endişelendiren insanları ve durumları içerecek şekilde sınırlarınızı genişletin.

İnsanları yüz yüze görmeye hazır değilseniz, her gün farklı bir kişiyle telefonda veya görüntülü sohbet yoluyla konuşmak için bir hedef belirleyin.

Kendinizi hazır hissettiğinizde, bir arkadaşınızla sosyal mesafeli bir yürüyüş için sözleşin.

2. Kafanızdaki durumları gözünüzde canlandırın

Güvendiğiniz biriyle kağıt üzerinde veya kafanızdaki belirli endişeleri oynayarak yaklaşan sosyal etkinliklere hazırlanabilirsiniz.

Bir arkadaşınızla planladığınız bir yürüyüşü veya buluşmayı, zihinsel olarak planalyın ve nasıl gitmesini istediğinizi açıklayarak detaylandırın.

Arkadaşlarınızı gördüğünüzde ne söyleyeceğinizi görselleştirin. İlk başta garip olabilir, özellikle de arkadaşlara sarılıp dokunamadığımız için, ancak bu yeni yola az zamanda adapte olacaksınız.

Diğer bir strateji ise iç olumsuz düşünce kalıplarına, endişe uyandıran durumlardan önce veya sırasında ters bir düşünce ile meydan okumaktır.

Örneğin, yeni insanların etrafında olacağınız bir geziye gidecekseniz, otomatik olarak olumsuz düşünmek yerine, “Onlar da tıpkı benim gibi aylardır içeride sıkışıp kaldı ve benden hoşlanacaklar. Muhtemelen yeni bir arkadaş bulacağım” gibi pozitif düşünün.

3. Korkmanıza izin verin

Etrafınızdaki herkes sosyal hayata geri dönmekten endişe etmiyor veya korkmuyor gibi görünse de, durum aslında göründüğü gibi olmayabiliyor.

Unutmayın, hiç kimse modern dünyada böyle bir şey yaşamamıştır, bu yüzden kimse bunu nasıl ‘doğru’ yapacağını bilmiyor. Uzmanların bile her şeye cevapları yok, bu yüzden kendi belirsizlik ve şüpheleriniz olması normal. Sizi rahatsız eden veya risk altına sokan bir şey yapmak zorunda değilsiniz. Dışarı çıkmaya başlamak için en iyi zaman seçiminizi etkileyecek birçok farklı faktör vardır. Dışarıdaki bir sonraki adımı atarken yaşınızı, sağlık geçmişinizi, karantina durumlarınızı ve hatta kendi endişenizi düşünün. Nihayetinde neyin güvenli olduğu hakkında çok fazla bilinmeyen var.

Panik duygularınızı ve sosyal planlardan korkmanızı size en yakın olanlarla paylaşın. Bu duygular hakkında biraz utanmış hissedebilirsiniz, ancak özellikle de yalnız başına çok fazla zaman geçirdikten sonra biraz bunalmış hissetmek utanç verici değil. Arkadaşlarınızın da aynı durumda olduğunu ve bundan bahsettiğiniz için mutlu ve rahat olacağı çok muhtemel.



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

mersin escort