Kuzey Kutbu’nda Metan Salınımı Sıcak Noktaları Tespit Edildi

Salınım noktalarını tespit etmek ve buna nelerin yol açtığını öğrenmek, bir bölgenin küresel iklim değişikliği üzerindeki etkisini tahmin etmeye bizi bir adım daha yakınlaştırır. Gezegenimizin en hızlı ısınan bölgelerinden olan Kuzey Kutbu'nda özellikle metan gazı salınımı hakkında daha fazla bilgi edinmek iklim değişikliği konusunda çok önemli bir adım.

Dünyadaki sıcaklık yükseldikçe Kuzey Kutbu'ndaki toprağın 'permafrost' adı verilen donmuş katmanı çözülmeye başlar ve bu katman, atmosfere metanla birlikte diğer sera gazlarını salar. Özellikle metan salınımının ısınmayı daha da hızlandırabileceği düşünülüyor. Bunun boyutlarını öngörebilmek için ne kadar metanın atmosfere salındığını ve bu salınıma hangi çevresel faktörlerin ne zaman etki ettiğini bilmek önem taşıyor.

30.000 kilometrekarelik alan tarandı:

Bununla birlikte bu görev bir hayli beceri gerektiriyor. Binlerce kilometrekarelik alana yayılan kutbun çoğu insanların erişimine kapalı. Bu erişilmezlik, altyapı düşünüldüğünde yer gözlemlerini sınırlandırıyor. Ayrıca uydu gözlemleri de bilim insanlarının anahtar modelleri ve küçük ölçekli çevresel etkilerin metan yoğunlaşmalarını tespit etmeleri için yeterli ayrıntıyı sunmuyor

Yeni çalışmada NASA'nın Kuzey Kutbu Kırılganlık Deneyi (ABoVE) ile birlikte bu zorluğun üstesinden gelindi. 2017 yılında, Havadan Görülebilen Kızılötesi Görüntüleme Spektrometresi (AVIRIS-NG) ekipmanıyla donatılan uçaklar, Kuzey Kutbu'nda yaklaşık 30.000 kilometrekarelik bir alanda metan sıcak noktalarını tespit etmeyi başardı.

NASA'dan Clayton Elder, hava aracı sensörüyle yer arasında 3.000 ppm'nin üzerinde olan kısımları sıcak nokta olarak düşündüklerini ve deney sonucunda 2 milyon sıcak nokta tespit ettiklerini belirtti. Veri kümesine bakıldığında araştırmacılar bir model de keşfettiler. Ortalama olarak metan gazı sıcak noktaları, çoğunlukla göl ve derelerin 40 metre civarında yoğunlaşıyor. 40 metrenin ötesine geçilince sıcak noktalar kademeli olarak seyrek hâle geliyor ve su kaynağından 300 metre uzağa gelindiğinde neredeyse tamamen kayboluyor.

Araştırmayı yapan bilim insanları, 40 metrenin neden 'büyülü sayı' olduğunu henüz bilmediklerini belirtiyorlar.

Exit mobile version