URL Decode1Pozitif insanlar dedikodudan uzak | RujMuj | Kadına Dair Her Şey... | Diyet, Güzellik, Moda, Sağlık, Anne-Bebek,, Aşk-İlişkiler, Yaşam vs.
Kapat

Pozitif insanlar dedikodudan uzak

190 TL Değerindeki Braun Blender Seti Çekilişi Ödüllü Yarışmamıza Katılmak için TIKLAYINIZ

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Öğretim Üyelerinden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Rüstem Aşkın, günlük hayatta artık rutin haline gelen dedikodunun sebepleri ve tehlikelerine dikkat çekti. Çocukların bulunduğu ortamlarda dedikodu yapılmasının son derece yanlış ve tehlikeli olduğunu belirten Aşkın, “Bu davranış, çocuklar için nükleer atık kadar tehlikeli, çocuğun insana olan inancını yok edicidir” dedi. Aşkın, günümüzde çalışmadıkları için ev kadınlarının daha fazla dedikodu yaptığının düşünüldüğünü açıkladı.

Bursa Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri ve Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Öğretim Üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Rüstem Aşkın son yıllarda giderek artan dedikodu hakkında açıklamalarda bulundu. Dedikodunun herkesin ilgisini çeken bir konu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aşkın, “En fazla dedikoduyu en fazla eksiği olanlar yapar. Dedikodu yapılmasının etkenleri arasında en önemlisi başkalarının özel hallerini merak etmektir. Bazen kıskanırız bazen de kızar, öfkeleniriz ve dedikoduya yöneliriz. Bunlar topyekûn değerlendirildiğinde tamamı zehirleyici sonuçlar doğurur “ dedi.

POZİTİF, ÜRETKEN VE NEŞELİ İNSANLAR DEDİKODUDAN UZAK

Dedikodu yapmanın oldukça yaygın olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Aşkın, “Dedikodunun yaygın olmasının en önemli sebebi bedava olmasıdır. Dedikodu yapmak için bir gayret ve emek sarf etmek gerekmez. Dedikodu, saatlerce sürebilir. Bir başkasına olan sinirimizi saatlerce anlatabiliriz. Bu sayede deşarj da olabiliyoruz.” şeklinde konuştu. Dedikodu yapan insanlarda yaygın görülen bazı özellikleri de sıralayan Aşkın, şöyle dedi:

“Travmatik kültürümüz olduğu için dedikodular, içimizdeki olumsuz unsurların yumuşaması ve boşaltılması amaçlı olabilir. Bu tür kişilerin, birikimlerinin, anlatacakları anlamlı ögelerin, güncel hayat ya da becerilerine dair aktaracakları konuların sınırlı olduğunu biliyoruz. Bu insanlar genelde kültürel yönden daha zayıf ve konulara olumsuz yönünden yaklaşan insanlar da oluyorlar. Dedikodu ile bir ölçüde hınç ve nefret kusuluyor. Dedikodular dar bölgelerde, birbirlerini gözetleyen kenar mahallerde daha fazla oluyor. Pozitif, olumlu, üretken, canlı, neşeli insanların dedikoduya daha az başvurduğunu görüyoruz. ‘İşimize bakalım’ mantığındaki insanlar, olgun ve genellikle daha az dedikodu yaparlar. Çünkü daha önemli işleri ve meşguliyetleri vardır. Haliyle ev hanımları daha çok boş vakte sahip iseler daha çok dedikoduya yönelebilirler.” 

ÇOCUKLAR İÇİN NÜKLEER ATIK KADAR TEHLİKELİ

Dedikodunun çocuklara çok ciddi zararlar verebileceğinin de altını çizen Prof. Dr. Aşkın, “Çocuklar veya gençlerin dedikoduya marruz kalması, Nükleer atığa maruz kalması gibidir: Çünkü çocukların kafasındaki güzel dünya, güzel çevre, güzen insanlarla ilgili  düşünceler bir anda yok oluyor. Olumlu, idealist bakışlarını kaybedebiliyorlar. Herkesin kötü olduğunu düşünmeye başlarlar. Dedikodu, en çok da çocukları zehirler. Bu durum, çocuklarını kişiliğine ciddi zararlar da verebilir” şeklinde konuştu. 

***

Okumak için tıklayınız:

Uzmanlar: Selamet-i kalp için affedin!

Kaynak : http://www.yeniasya.com.tr/aile-saglik/pozitif-insanlar-dedikodudan-uzak_444468

0 0 0 0 0 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kategoriler