Sarılmanın vücudumuzda yarattığı 7 etki

21

Sarılma, birinin heyecanını, sevgisini, mutluluğunu ve hatta üzüntüsünü göstermenin evrensel bir yolu gibi görünüyor. Birine sarıldığımızda kalbimizi sıcacık hissederiz. Bunun yanı sıra fiziksel ve psikolojik sağlığımızla ilgili birçok yarar sağladığı yapılan tıbbi çalışmalar sonucunda kanıtlandı. Uygulaması oldukça basit sarılmanın etkilerini okudukça, eminim sevdiklerinize daha çok sarılacaksınız. Hem faydası olmasa kaç yazar, anın tadını çıkarın ve sevdiklerinize kocaman sarılmayı ihmal etmeyin.

Bağışıklık sistemine katkıda bulunur

Sarılma stresle mücadelede iyi bir çare olarak bilinse de, sarılmanın bize getirdiği tek fiziksel fayda bu değil. Carnegie Mellon Üniversitesi’nde, Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi ile birlikte yapılan bir araştırma, diğer insanlarla kucaklaşmanın hasta olma şanslarını azalttığını gösterdi. Deney, soğuk algınlığına neden olan bir virüse maruz kalmış 404 yetişkin arasında yapıldı. Katılımcılar 2 gruba ayrıldı: ilk grup yetişkinlere daha fazla destek ve kucaklama verildi, geri kalanlar ise onlarsız kaldı. Sonuç, düzenli sarılmaya maruz kalanlar üzerinde hafifletici bir etkisi olduğunu gösterdi.

Sinir sisteminizi iyileştirir

Sarılma, yalnızlık hissini azaltarak, içsel korkularla savaşarak ve kendine güveni arttırmaya yardımcı olarak sinir sistemini uyarıyor. Ayrıca, diğer insanlara dokunarak destek olunduğu takdirde, desteğinizi daha iyi hissetmelerine yardımcı olur ve böylece kişinin genel vücut sağlığını olumlu yönde etkiler.

Kan basıncını arttırır

Kuzey Carolina Üniversitesi tarafından yapılan bir başka çalışmada, kucaklamaların kalp sağlığı için iyi olduğu kanıtlanmıştır. Yaklaşık 200 kişi 2 gruba ayrıldı: Stresten önce, ilk grup 10 dakika boyunca romantik bir video izliyor, birbirlerinin ellerini tutuyor ve daha sonra 20 saniyelik sarılmalar yapıyordu. İkinci grup ise herhangi bir temas olmadan strese maruz kaldı. Sonuçlar, ilk grubun daha düşük bir tansiyonun yanı sıra daha kararlı bir kalp atış hızına sahip olduğunu gösterdi; bu, insanların düzenli sarılmaları ve destek almaları, kardiyovasküler sağlıklarından faydalanarak strese daha dirençli oldukları anlamına geliyor.

Daha mutlu hissettirir

Oksitosin, sizi mutlu ve başkalarına bağlı hissettirmekten sorumlu olan çok hormondur. Çoğu zaman, buna ‘sarılma hormonu’ denir, çünkü başkalarına sarıldığımızda ve onlara dokunduğumuzda seviyeleri artar. Bu hormonun özellikle kadınlar üzerinde güçlü bir etkisi vardır.

Ağrıları azaltır

New York Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, bazı dokunuş biçimlerinin ağrıyı azaltmaya yardımcı olabileceğini gösterdi. Deneyde, ‘terapötik dokunuş’ olarak adlandırılan, fibromiyalji sendromu olan kişilerin daha az ağrı hissetmelerine yardımcı oldu. Sarılma, dokunma biçimlerinden biri olduğundan, ağrı azaltmaya da katkıda bulunabilir.

Yorgunluk hissini giderir

‘Sarılma Anlamları: Tebrik Davranışından Dokunma Uygulamalarına Dokunma’ konulu bir çalışmada Lena Forsell ve Jan Åström, 10 saniyelik kısa bir kucaklamanın bize sağladığı çok sayıda büyük fayda olduğunu belirledi. Diğerleri arasında, sarılmanın yorgunluk hissiyle savaşmanın yanı sıra kişinin psikolojik olarak iyi hissetmesine katkıda bulunmasına yardımcı olduğunu belirtti.

Sosyal kaygıyı azaltır

Oksitosin sayesinde, daha önce de belirttiğimiz gibi, sarılmalar, sosyal kaygı duygularıyla savaşmaya yardımcı olur. Yeni bir partiye geldiğinizde tanıdığınız bir kişiye sarılmayı deneyin; ne kadar güvenli, kolay ve sosyal olacağınızı fark edeceksiniz. Hepsi bu, çünkü oksitosin bize olumlu düşünmemizi ve dünya hakkında daha olumlu bir bakış açısı kazanmamız için ilham veriyor.

Gizem Bozdağ